Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan

Fırat’ın kıyısında yükselen Kemaliye’den nefes kesen Karanlık Kanyon’a, yapımı 132 yıl süren Taş Yol’dan Girlevik Şelalesi’ne kadar Erzincan, her durağında farklı bir hikâye anlatıyor.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan

Erzincan’ı özel kılan şeylerden biri, birkaç günlük bir yolculukta bile birbirinden tamamen farklı manzaralarla karşılaşabilmeniz. Bir gün Fırat’ın kıyısında, sarp kayalıkların arasındaki Kemaliye sokaklarında yürürken ertesi gün kendinizi Girlevik Şelalesi’nin serin sularının karşısında bulabiliyorsunuz.

Yol boyunca yüzlerce yıllık yapılar, geleneksel Eğin evleri, etkileyici kanyonlar ve Erzincan mutfağının birbirinden özel lezzetleri bu yolculuğa eşlik ediyor. Biz de Erzincan’ı keşfetmeye şehrin en dikkat çekici noktalarından biri olan Kemaliye’den başladık.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan - Resim : 1

Karanlık Kanyon’da nefes kesen manzaralar

Karasu Vadisi boyunca uzanan Karanlık Kanyon, bazı noktalarda 500-600 metreyi bulan sarp kaya duvarlarıyla daha ilk bakışta etkileyici bir görüntü sunuyor. Yer yer yalnızca birkaç metreye kadar daralan geçitler ise doğanın bu coğrafyayı nasıl şekillendirdiğini açıkça gösteriyor.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan - Resim : 2

Kanyonun iki yakası arasındaki yükseklik ve bölgenin coğrafi yapısı, burayı ekstrem sporlarla ilgilenenler için de dikkat çekici bir noktaya dönüştürüyor. Base jump ve wingsuit gibi adrenalin dolu sporların gerçekleştirildiği bu coğrafyada, hiçbir şey yapmadan yalnızca manzarayı seyretmek bile başlı başına bir deneyim.

Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız telefonunuzu veya fotoğraf makinenizi hazır tutmakta fayda var. Çünkü Karanlık Kanyon’da neredeyse her virajın ardından farklı bir manzara çıkıyor.

Kayalara işlenen 132 yıllık emek: Taş Yol

Kemaliye’nin en etkileyici noktalarından biri hiç şüphesiz Taş Yol. Yapımına 1870 yılında başlanan yolun tamamlanması tam 132 yıl sürdü. 2002 yılında tamamlanan yaklaşık 8 kilometrelik güzergâhta 38 tünel bulunuyor.

Kayaların büyük bir sabırla oyulmasıyla ortaya çıkan Taş Yol, bugün yalnızca bir ulaşım güzergâhı olmanın çok ötesinde. Tünelleri, keskin virajları, dik kayalıkları ve uçurumlarıyla başlı başına bir gezi rotasına dönüşmüş durumda.

Bu güzergâhtan geçerken acele etmemek gerekiyor. Güvenli noktalarda manzarayı izlemek, Taş Yol deneyiminin en güzel parçalarından biri. Çünkü burada bazen ulaşacağınız noktadan çok, yolculuğun kendisi hafızanızda yer ediyor.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan - Resim : 3

Kemaliye’nin sokaklarında geçmişe yolculuk

Kanyon ve Taş Yol’un ardından rotamızı Kemaliye’nin merkezine çeviriyoruz. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihi kent dokusuyla Kemaliye, geleneksel Anadolu mimarisini yakından görmek isteyenler için oldukça özel bir yer.

Taş ve ahşabın bir arada kullanıldığı geleneksel Eğin evleri, eski kapılar, özgün kapı tokmakları, dutluklar ve Fırat’a doğru uzanan sokaklar ilçeye kendine has bir kimlik kazandırıyor.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan - Resim : 4

Kemaliye’yi keşfetmenin en güzel yollarından biri ise zaman zaman haritayı bir kenara bırakmak. Sokaklarda yürüyüp eski evlerin kapılarına, pencerelerine ve taş işçiliğine yakından baktığınızda ilçenin karakterini çok daha iyi hissedebiliyorsunuz.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan - Resim : 5

Kemaliye’nin tatlı molası: Lök

Kemaliye sokaklarında dolaştıktan sonra sıra yöresel lezzetlere geliyor. Burada ilk denenmesi gereken tatlardan biri Lök.

Kuru dut ve cevizin geleneksel taş dibeklerde uzun süre dövülmesiyle hazırlanan Lök, alışılmış tatlılardan oldukça farklı. Üstelik hazırlanırken ilave şeker ve yağ kullanılmıyor. Özellikle yöresel tatlara meraklıysanız Lök, Erzincan yolculuğunda listenize eklemeniz gereken lezzetlerden biri.

Yanında sıcak bir çayla birlikte ise Kemaliye gezisinin en güzel molalarından birine dönüşüyor.

Erzincan sofralarının vazgeçilmezi: Tulum peyniri

Erzincan denildiğinde akla gelen ilk yöresel lezzetlerden biri kuşkusuz Erzincan Tulum Peyniri.

Yüksek yaylalarda beslenen hayvanların sütünden hazırlanan ve geleneksel yöntemlerle olgunlaştırılan tulum peyniri, bölgenin en tanınmış ürünleri arasında bulunuyor.

Özellikle kahvaltıda köy ekmeği ve sıcak çay eşliğinde denendiğinde Erzincan mutfağındaki yerini çok daha iyi anlıyorsunuz. Beğenenler için dönüş yolunda alınabilecek yöresel ürünlerin de başında geliyor.

Erzincan’da tadılması gerekenler bununla sınırlı değil. Şehrin döneri de kendine özgü hazırlanışı ve pişirme yöntemiyle öne çıkan lezzetlerden biri.

Kete, geli ve babikko: Erzincan mutfağının geleneksel tatları

Hamur işi sevenler için Erzincan mutfağında oldukça fazla seçenek var. Bol tereyağıyla hazırlanan geli ve kete, özellikle kahvaltılarda ve çay saatlerinde öne çıkan yöresel lezzetlerden.

Bir diğer dikkat çekici tat ise babikko. Fırınlanan hamurun iç kısmı çıkarılıp ufalandıktan sonra üzerine sarımsaklı süzme yoğurt ve kızdırılmış tereyağı ekleniyor. Oldukça sade malzemelerden hazırlanmasına rağmen ortaya karakteristik bir lezzet çıkıyor.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan - Resim : 6

Girlevik Şelalesi’nde doğayla baş başa

Kemaliye’nin ardından Erzincan’ın doğal güzelliklerini keşfetmeye devam edenlerin önemli duraklarından biri Girlevik Şelalesi.

Şehir merkezine yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Çağlayan beldesinde bulunan şelale, üç kademeli yapısı ve güçlü su debisiyle Erzincan’ın simge noktaları arasında yer alıyor.

Yaz aylarında çevresindeki yeşillikler arasında serinlemek ve doğanın içinde birkaç saat geçirmek mümkün. Kış geldiğinde ise Girlevik tamamen farklı bir görüntüye bürünüyor. Donan suların oluşturduğu büyük buz sarkıtları, şelaleyi adeta doğal bir buz sarayına dönüştürüyor.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan - Resim : 7

Ekşisu’da şehrin temposundan uzaklaşın

Erzincan şehir merkezine yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki Ekşisu Sazlığı ve Mesire Alanı, gezinin daha sakin duraklarından biri.

Bölgedeki doğal maden suyunun tadına bakabilir, mesire alanında dinlenebilir ve sazlık çevresindeki kuşları gözlemleyebilirsiniz. Yaklaşık 200 kuş türüne ev sahipliği yapan bölge, özellikle doğa ve kuş gözlemciliğiyle ilgilenenler açısından ayrı bir önem taşıyor.

Yoğun geçen bir Erzincan gezisinin ardından biraz soluklanmak isteyenler için Ekşisu güzel bir alternatif oluşturuyor.

Binlerce yıllık geçmişin izleri Altıntepe’de

Erzincan yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık geçmişiyle de dikkat çekiyor. Bu geçmişi yakından görmek isteyenlerin rotasındaki önemli noktalardan biri Altıntepe Ören Yeri.

Üzümlü ilçesi sınırlarında bulunan Altıntepe, özellikle Urartu döneminden günümüze ulaşan kalıntılarıyla öne çıkıyor. Saray, kabul salonu, kanalizasyon sistemi ve anıtsal oda mezarları, bölgenin geçmiş dönemlerde sahip olduğu önemi gözler önüne seriyor.

Altıntepe’yi gezerken yalnızca tarihi yapı kalıntılarının arasında değil, Anadolu’nun binlerce yıllık geçmişinin izleri arasında dolaşıyorsunuz.

Doğası, tarihi ve lezzetleriyle unutulmaz bir rota: Erzincan - Resim : 8

Anadolu tarihinin özel mirası: Mama Hatun Külliyesi

Erzincan yolculuğunda tarihin izini sürmek isteyenler için bir diğer önemli durak Mama Hatun Külliyesi.

yüzyılın sonlarında Saltuklu Beyliği döneminde inşa edilen külliye; kervansaray, hamam, mescit ve özellikle özgün dairesel mimarisiyle dikkat çeken Mama Hatun Türbesi’nden oluşuyor.

Anadolu’nun farklı dönemlerinden günümüze ulaşan mimari eserleri keşfetmeyi seviyorsanız Mama Hatun Külliyesi de Erzincan rotasında görülmesi gereken önemli tarihi duraklardan biri.

Erzincan, birkaç güne sığdırılması kolay olmayan şehirlerden. Kimi zaman Fırat’ın kıyısında sarp kayalıkların arasından geçiyor, kimi zaman yüzyıllık evlerin bulunduğu sokaklarda yürüyorsunuz. Bir sonraki durakta ise karşınıza bir şelale, binlerce yıllık bir yerleşim ya da yöresel lezzetlerle donatılmış bir sofra çıkıyor.

Belki de Erzincan’ı özel yapan tam olarak bu: Tek bir yolculukta doğayı, tarihi, kültürü ve Anadolu mutfağını aynı hikâyenin içinde buluşturabilmesi.