Erdoğan: Milli seferberlik dediğim 'eline silahı al' değil

DEİK Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan; 'Hükümetimiz iş dünyasına destek vermeye devam edecek. Tek beklentimiz piyasayı hareketlendirmeniz. İşte milli seferberlik budur. Milli seferberlikten kastım eline silahı al çık değil' dedi

Erdoğan: Milli seferberlik dediğim 'eline silahı al' değil

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomideki son gelişmelerle ve dolar TL paritesinin 3.50 seviyesi seyretmesiyle ilgili olarak "Finans sektörü caziptir, önemlidir ama öz sermaye ile değil, mevduat sahiplerinin paralarıyla para kazanan bir sektör bu sektör. Vatandaşın parasını girişimciye satıyor, ondan da çok güzel paralar kazanıyor. Böcek gibi sözleşme. Sözleşmeyi okuyamıyorsunuz bile. Önüne ne koyulsa karınca misali, imzalıyorsun. Böyle tezgâh olmaz. Bunu Cumhurbaşkanı söylüyor diye beyefendiler rahatsız oluyor, niye rahatsız oluyorsun. Ben dertliyim. Bu ülkede yatırım olması lazım. En zor şartlarda yatırım olursa bu ülke batmaz. Zor şartlarda yatırım olmazsa bu ülke durur" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Bugün sınırlarımız içindeki ve dışındaki terör örgütleriyle nasıl canhıraş mücadele içindeysek, ekonomimize yönelik saldırılar karşısında da aynı kararlılığı göstermek mecburiyetindeyiz. Ülkesini ve milletini savunmak için en kıymetli varlığını, canını ortaya koyan yiğitler, aynı amaç için sermayesini kullanması gerekenlere örnek olmalıdır, ibret olmalıdır.

Bu kritik dönemde yatırımlarını erteleyenler, Türk ekonomisine saldıranlarla aynı saftadır. Yerli paraya geçecek, oyunları bozacağız. 3.5 yıldır ülkemize yönelik her saldırının ekonomik kriz çabasıyla birlikte gerçekleştirildiğine tanık olduk. Kurdaki dalgalanmaya karşın 15 Temmuz'da milletimizin yaptığı gibi kararlı bir duruş ortaya koymak zorundayız. Yatırım yapın, TL'ye geçin, üretin, istihdam yaratın diyorum. O yüzden sürekli faizin düşürülmesinden söz ediyorum. Kamu bankaları dahil, faizlerin düşürülmesini istedim. Girişimcinin yatırım yapmasına fırsat hazırlamazsak nasıl olacak.

MİLLİ SEFERBERLİKTEN KASTIM...

Bu ülkede yatırım olması lazım. Zor şartlarda yatırım durursa ülke durur. Terör örgütleriyle mücadeleye az para gitmiyor. Zengin Batı nerede? Hani insan hakları? Akdeniz'de, Ege'de 6 bine yakın insan öldü. Bir dertleri var mı? 3 milyar euro söz verdiler. Nerede? Bunların insanlık diye bir dertleri yok.

Kamu bankaları dahil faizin düşmesi lazım. Niye? Girişimcinin önünü açmak için faizin düşmesi lazım. Milli seferberlik dediğim 'eline silahı al' değil. Ekonomimizi güçlendirmek için yapılan çalışmalar, fedakarlıkları kastediyorum.

BİR TOPRAĞIN VATAN OLMASI İÇİN ŞEHİDE GAZİYE İHTİYACI VAR

Biri çıkmış parlamentoda bize ne dünyadan diyor. Gaziantep, Kilis'te vatandaşlarımız ölüyor. o güne kadar sabretmişiz. O gün dedik ki duramayız. Biz şimdi gireceğiz. Ve ilk adımı attık, girdik. Celabrus'tan başladık. Sonra güneye doğru gideceğiz, dedik. Akıl vermeye başladılar, ne işimiz var dediler. Bizim için tehdit buralar. Bu hallolmaz Gaziantep, Kilis, Urfa her zaman tehditte. Dertleri Kuzey Suriye'de yeni devlet kurmak, biz böyle bir devletin kurulmasına müsade etmeyeceğiz. Şehitlerimiz canımızı yakıyor ama bir toprağın vatan olması için şehide gaziye ihtiyacı var.

MÜSLÜMAN SOKULDUĞU DELİKTEN BİR DAHA SOKULMAYACAK

Cumhuriyet'in kuruluşundan önce 10 yılı ele alırsak 2 milyon kilometre kareden düştük. Bize Sevr'i dayattılar, Lozan'ı kabul ettik. Biz 17-18. asrın bir numarasıydık. Oradan bu noktaya kaldık. Şimdi de ne olacak, olsun biraz daha gidebilir. PKK denilen ahlaksız, alçakların istedikleri bu değil miydi? Bunlar Güney Doğu'da operasyon yaparken biz devlet kurma derdinde değil miydi? Şimdi bizim böyle bir derdimiz yok. Sizin gizli hikayelerinizi A'dan Z'ye biliyoruz. Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmayacak.

'ÖNCELİKLE KENDİ COĞRAFYAMIZDA SÖZ SAHİBİ OLMALIYIZ'

* Son 2 yıldır küresel ticaret hacmi ya daralıyor, ya da küçük bir artışla devam ediyor. Ekonomide son dönemde bir durgunluk olduğunu görüyoruz. Bir kısmı siyasi hesaplaşma ise bir diğer kısmı küresel ekonomideki sıkıntıların yansımasıdır. İhracatımız düştüğü için üzüntülüyüz. Küresel düzeyde yüzde 0,89'dan, bu yıl yüzde 0,95'e çıkmış durumdayız. Zeybekci biraz daha fazla koşturacaksın. Devlet olarak 163 merkezde faaliyet gösteren ticaret ofisleri ile her türlü desteği işadamlarımıza veriyoruz. TİM, 11 ülkede açacağı ticaret merkezi de ihracatçılarımız için daha kolay olacaktır. Ölçekler büyüdüğü için başarılar artık gözümüze küçük görünüyor. 2002'de müteahhitlerimizin projeleri 20 milyon dolardı, yurtdışında. Bugün bu rakam 100 milyon doların üzerinde. Aynı durum tüm ekonomik verilerimiz için geçerli. Aynı zamanda veriler hangi alanda zafiyet gösterdiğini işaret ediyor. Dış ticaret açığımızın 4'te 3'ü kimya, makina, geri dönüşüm sektörlerinde veriyoruz. Yatırım mallarındaki açığımız dış ticaret açığımızın 3'te 1'i. Bu verilerin mesajları açık. İnovasyon ve teknolojiye dayalı ürünlere ağırlık vermezsek hedeflerimize ulaşamayız. Devlet ve özel sektörü işbirliği ile dış ticaretimizin yapısını değiştireceğimize inanıyorum. Değişim ihtiyacımız var. Körfez, Balkanlar ve Kuzey Afrika'da bizim ürünlerimizle dolu değilse bir yerlerde yanlış yapıyoruz demektir. Buralara özellikle tabii bizim sosyal, kültürel, ticari bütünleşme alanlarımız olduğundan yüklenmemiz lazım. Öncelikle kendi coğrafyamızda söz sahibi olmalıyız. Başarının formülü çalışmak, daha çok çalışmak, gecemizi gündüzümüze katarak çalışmak. Ben sizlere güveniyorum.

'SİZ MÜSLÜMANSINIZ SİZİ ALMAYACAKLAR DİYORLAR'

* Son olarak bir husus paylaşmak istiyorum. Temel ekonomik göstergelere ilişkin ulusal hespa sistemimiz Avrupa hesap sistemine göre yapılıyor. Geriye doğru düzeltilerek yayınlandı. 800 milyon dolara çıkan gayri safi milli hasılamız, 944 milyon dolara, 10 bin dolara çıkan kişi başı milli geliri 12 bin dolar olarak revize edildi. Yüzde 4,7 olan büyüme verileri yüzde 5,9 olarak düzenlenmiştir. Türkiye milli geliri 100 milyar doların üzerindeki ülkeler Katar ve Çin sonrası 2010-2015 yıllarında 3. sırada yer alıyor. Bu tabloların birbiri ile uyuşmadığını görüyorum. AB üyeleri arasında benzer durumlarla karşı karşıyayız. Bu rakamlardan mı alınmıyoruz. Bizim alınmayış sebebimiz belli. Burada söylemem doğru değil. Bunların ekonomik durumumuzla alakası yok, karar tamamen siyasi ve inancımızla alakalı. Türkiye onlara güç verir. Bazıları özel görüşmelerimizde diyorlar ki siz Müslümansınız sizi almayacaklar diyor. Bunu bana bir ülkenin dış işleri bakanı diyor. Sorduğunuzda inanç düşünce hürriyeti var. Nerede var ya? Etnik unsurlara sürgün yapamazsın. Fransa'da Romanları yaşattılar mı? Roman kardeşim İzmir'de diyor ki Binali Bey'in Roman danışmanıyım. Biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik ya, ayrım yapamayız. O siyah o beyaz biz de öyle bir şey yok. İnşallah güzel bir şeyler olacak. Yeni veriler gerçek durumumuzu gösteriyor. Kişisel gözlemlerimizle zaten farkında olduğumuz hususları tespit etmiş oluyoruz. Ölçemezsen yönetemezsin diye bir ilke var. İtirazları yersiz bulduğumu ifade etmek istiyorum.