Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası(TCMB), PPK toplantısı sonrasında faiz kararını açıkladı

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Piyasaların merakla beklediği Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararı açıklandı.

İki haftadır bankaları yüzde 10 faiz ile fonlama yaparak geç likidite penceresine yönlendiren Merkez Bankası, bugünkü toplantısında beklentileri karşılamadı.

Merkez Bankası, repo faizini yüzde 8'de sabit tuttu, faiz koridorunun üst bandını yüzde 8.5'ten yüzde 9.25'e çıkardı, borçlanma faiz oranını yüzde 7,25 olarak bıraktı. Geç likidite penceresi faizini ise yüzde 10'dan yüzde 11'e yükseltti.

Ekonomistler, politika faizi, faiz koridorunun üst bandı ve geç likidite penceresi borç verme faiz oranında artış bekliyordu.

Geçen ayki PPK toplantısında, politika faizi yüzde 8, faiz koridorunun üst bandı yüzde 8,50, faiz koridorunun alt bandı yüzde 7,25, geç likidite penceresi borç verme faiz oranı ise yüzde 10 seviyesinde sabit bırakılmıştı.

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı - Resim : 1

Piyasaların ilk tepkisi

Güne 3.76 seviyesinde başlayan ve Merkez Bankası'nın faiz kararı öncesinde 3.74 seviyesinde bulunan dolar, karar sonrasında 3.83'e yaklaştı. İlk tepki ile 3.8290'a kadar çıkan dolar kuru, sonrasında 3.80'in altına indi. Kurda işlemler saat 14:06 itibariyle 3.7980 seviyesinden gerçekleşiyor.

Borsada ise işlemler hafif artıda yatay devam ediyor.

İşte Merkez Bankası'nın faiz kararıyla ilgili yaptığı açıklama:

a) Gecelik faiz oranları: Marjinal fonlama oranı yüzde 8,5’ten yüzde 9,25’e yükseltilmiş, Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 7,25 düzeyinde sabit tutulmuştur.

b) Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 8’de sabit tutulmuştur.

c) Geç Likidite Penceresi faiz oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0 düzeyinde sabit tutulurken borç verme faiz oranı yüzde 10’dan yüzde 11’e yükseltilmiştir.

Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyetin kısmi bir toparlanma sergilediğine işaret etmektedir. İç talep göreli olarak daha zayıf seyrederken Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisi sürmektedir. Alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla iktisadi faaliyetteki ılımlı toparlanma eğiliminin devam etmesi beklenmektedir. Kurul, yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir.

"KUR ENFLASYONA YUKARI YÖNLÜ BASKI YAPIYOR"

Toplam talep gelişmeleri enflasyona düşüş yönünde katkı vermektedir. Bununla birlikte, son Kurul toplantısından bu yana döviz kurlarında gözlenen aşırı hareketlilik enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü riskleri artırmıştır. Döviz kuru gelişmelerinin gecikmeli etkisi ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle kısa vadede enflasyondaki belirgin yükselişin devam edebileceği öngörülmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlamak amacıyla parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesine karar vermiştir.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Önümüzdeki dönemde para politikası kararları enflasyon görünümüne bağlı olacaktır. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir. Ayrıca, döviz piyasasında iktisadi temellerle uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi halinde likidite araçları ile gerekli tedbirler alınacaktır.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

"PİYASA BEKLENTİSİNİN ÖTESİNE GEÇEN BİR KARAR"

Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, Merkez Bankası'nın kararı ile ilgili şu yorumda bulundu:

Genel hatlarıyla değerlendirdiğimizde, piyasa beklentisinin ötesine geçen bir faiz artırımı görmemekteyiz. Bunun haricinde, beklentilerin dışında repo faizinde herhangi bir değişiklik olmadı; ki 100 baz puana kadar artırım beklentileri söz konusuydu. Merkez Bankası’nın kalıcı sıkılaşma yerine, geçici bir sıkı duruşa geçtiğini anlayabiliriz. Günlük likidite yönetimi, swap ihaleleri yöntemiyle devam edecek görünüyor. Geç likidite penceresinin yukarı doğru çekilmiş olması da, günlük piyasa fonlaması oranının daha yukarılara gideceğinin işaretidir. Böylece efektif fonlama maliyetinde %11’e kadar bir hareket alanı olduğu söylenebilir. Merkez Bankası, geç likidite penceresini referans alıyor; son yapmış olduğu piyasa hamleleri çerçevesinde. Bu kapsamda; son dönemdeki sağlıksız fiyat oluşumları eğilimi sürdüğü sürece ilave parasal sıkılaştırma çerçevesinde FX swap ihaleleri faizleri yükseltilebilir. Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti de %9’daki üst bant ile %11 arasındaki geç likidite penceresi arasında oluşacaktır. Merkez Bankası, aslında üst bandı %9’a çekerek resmi durumu fiili duruma yaklaştırmış oldu.

Kısa dönemli faizlerin, uzun dönemli faizlerle hemen hemen paralel bir hale gelmekte olduğu görülmektedir. Bu da getiri eğrisi görünümünü bozmaktadır, bu durum ilerleyen dönemde sağlıksız fiyat hareketleri görülmesine neden olabilir. Kurun faiz hamlesine verdiği ilk tepki, oldukça sert oldu ve hareket yukarıya doğru oldu. Bu kararın etkisinin negatif olmasında repo faizine dokunulmamasının etkili olduğunu söyleyebiliriz. Merkez Bankası, bir yandan kur geçişkenliğinin enflasyona etkisini gözlemliyor, ancak iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın da bu etkiyi biraz kıracağını öngörüyor. Bu yüzden kalıcı bir faiz artırımı yapmaktan kaçınıyor. Ancak şu anda kur oynaklığının devam ediyor olması itibariyle, reel sektöre etkisinin daraltıcı olacağını söyleyebiliriz. Çünkü üst bandın yükseltilmesi kredi faizlerini de yukarıya doğru çekecektir.

Bence Merkez Bankası’na ilişkin politika belirsizliğinin mevcut durumda arttığını söyleyebiliriz. Merkez Bankası’nın bir sonraki hamlesinin ne olacağına dair flu bir görüntü var, bundan sonra da sıradışı volatilite durumunda ek politika aksiyonları, likidite düzenlemesi dışında, alabileceği konusunda çok emin değiliz. Açıkçası Merkez Bankası politika belirsizliğinin de ilerleyen dönemde Türk finansal varlıkları açısından çok pozitif bir trend orrtaya çıkarmayacağı aşikar."