Merkez Bankası ilk adımı attı

Türkiye’de kripto para borsaları henüz regüle edilmemiş durumda. Tam hukuki altyapıları da yok. Ancak regülasyon ve vergilendirme konusunda çalışmalar var. Merkez Bankası ilk adımı attı. Daha kapsamlı düzenlemeler bekleniyor.

Merkez Bankası ilk adımı attı

Kripto paralarla ilgili üzerinde durulan en önemli konulardan biri yasal düzenlemeler. Çünkü bu borsalar tam anlamıyla regüle edilmiş, güvenli ve sağlam platformlar değiller. Ancak gerek Türkiye’de, gerekse dünyada kripto paralara yönelik vergilendirme ve regülasyon konusunda adımlar atılıyor. Özellikle Türkiye’de batan borsalar sonrasında bu hız kazandı.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ödemelerde kripto varlıkların kullanılmamasına dair yönetmeliği 30 Nisan tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu yönetmelik uyarınca kripto varlıklar, ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamayacak. Bu karar ilk bakışta kripto varlıkların hukuki durumu açısından olumsuz görünse de bu kararla devlet ilk defa kripto para varlığını resmi olarak kabul etmiş oldu. Bu olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Şimdilerde kripto paralara yönelik olarak daha kapsamlı düzenlemeler bekleniyor. Bunların başında ise Türk borsalarının regüle edilmesi ve kripto para kazançlarının vergilendirilmesi var. Ancak uzmanlara göre, vergilendirme çok da kolay olmayacak. Çünkü bu sistemin kendine has özellikleri, kazançların vergi dışı bırakılmasına olanak tanıyor. Ancak sektörün büyük ve güvenilir borsaları da bir an önce sistemin regüle edilmesi ve yasal altyapıya kavuşturulmasını istiyor. Türkiye’de dijital paranın ekonomik, teknolojik ve hukuki altyapısının 31 Aralık 2021’e kadar hazırlanacağı daha önce açıklanmıştı.

10 BİN TL’YE KURULUYOR

Avukat Tevfik Kerem Bilen, kripto para borsalarının artık kripto varlık hizmet sağlayıcıları olarak adlandırıldığını anımsatarak, “Bu platformlar halen bankalar ve diğer sermaye piyasaları gibi mevzuata tabi değiller. 10 bin TL hatta daha düşük sermayelerle limited şirketler olarak kurulabiliyorlar. Bu durum risklerin sürmesine neden oluyor. Devlet bir yandan bu şirketleri MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) yükümlüsü haline getirdi. Bununla bu borsalarda terör ve suç gelirlerinin aklanması ve terörün finanse edilmesinin engellenmesi hedefleniyor” dedi.

SOSYAL PATLAMA UYARISI

Kripto para borsalarında hukuki altyapı olmaması nedeniyle risklerin sürdüğüne dikkat çeken Bilen, şunları söyledi:

“Thodex, Vebitcoin, Sistemkoin gibi borsaların batması sonucu mağdur olan binlerce insan var. Bunların çözülmesi uzun mücadeleler alacak. Bu diğer platformlara yatırım yapan insanları yıpratıyor. Yatırımcılar nerelere yatırım yaptığına dikkat etmeli. Çok güvenilen borsalarda bile bilgi vermekten imtina ediliyor. Kullanıcı gizlilik sözleşmelerini okuduğunuzda yatırımcıları koruyucu hiçbir madde yok. Bu işlem platformları daha çok kendilerini koruyor. Mağduriyet olasılıkları yine devam ediyor. Mağduriyet sonrasında da hak aramak sıkıntılı süreçler gerektiriyor. Bu borsalara yatırım yapanlar ‘bu param giderse ne yaparım’ düşüncesiyle yatırım yapsınlar. Yoksa başları ağrıyabilir. Önü alınamaz bir sosyal patlamaya da neden olunabilir.”

KRİPTO PARADA BİRÇOK HUKUKİ SORUN VAR

Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, dijital paranın ekonomik, teknolojik ve hukuki altyapısının oluşturulması için Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bir eylem planı oluşturduğunu ve bitiş tarihi olarak 31 Aralık 2021’i verdiğini anımsattı. Şimşek, kripto paranın doğurduğu hukuki sorunları şöyle sıraladı:

- Merkezi bir yapıya sahip olmayan kripto paralara hangi normlar uygulanırsa uygulansın, uygulamada resmi bir muhatap ve otorite olmaması her türlü hukuki uyuşmazlıkta sorun teşkil edebilecektir. Kripto varlıkların emtia ya da banknot gibi fiziki bir bütünlüğü olmadığı gibi merkez bankası gibi otorite oluşturacak bir merkezleri bulunmamakta ve para trafiği de banka yahut elektronik para kuruluşlarının müdahale edebileceği hesaplar arasında olmamaktadır.

- Resmi bir otoritenin güvencesi altında olmayan, dijital ortamlara özgü, şifrelenmiş sanal paralar kontrolsüz bir sistem içerisinde müdahale imkanı olmadan riskleri ve sorunları ile büyüyen bir piyasa oluşturmaktadır. Hata ya da kötü niyetli müdahaleleri geri döndürme olasılığı bulunmamaktadır.

- Kullanıcıların kripto para ödeme sistemlerinde gerçek kimlikleri doğrulanmaksızın para transferi yapıyor olmaları, yargı organlarınca tarafların gerçek kimlik bilgilerinin doğrudan öğrenilmesini imkansız kılıyor. Ancak merkezi İSS’ler bu işlemlerin trafik/log kayıtlarını tutabiliyor.

- Kripto para almak, satmak veya kripto para alım - satım komisyonculuğu yapmak ülkemizde suç veya yasak değil. Ancak kripto paraların hukuki durumunu düzenleyen bir hüküm bulunmadığı için sahtecilik, dolandırıcılık gibi suçlara konu teşkil etmesi olasıdır. Kripto paranın SPK denetiminden uzak olması anonimliği, kontrolsüz tedavülü ve tasarruf şekli nedeniyle pek çok dolandırıcılık eylemine konu edilmekte ve kara paranın aklanmasında da risk oluşturmaktadır.

KRİPTO MADENCİLERİ ÇİN’DEKİ FAALİYETLERİNİ DURDURDU

HashCow ve BTC.TOP gibi kripto para madencileri Pekin’in bitcoin madenciliği ve işlemlerine getirdiği kısıtlamaları artırmasının ardından Çin’deki faaliyetlerini durdurdu.

Kripto paraların değerleri, kripto varlıklarda denetimin sıkılaştığına işaret eden bu gelişmelerin ardından yüzde 60’a varan oranlarda geriledi.

Çin Başbakan Yardımcısı Liu He, kripto para madenciliğini hedef alan yeni kısıtlamaları cuma günü geç saatlerde açıkladı. Dünya kripto para madenciliğinin yüzde 70’inin Çin’de gerçekleştiği tahmin ediliyor.

Kripto paralarla yapılan alışveriş gibi işlemler ancak çok güçlü bilgisayar sistemleri tarafından doğrulandıktan sonra geçerlilik kazanıyor. İşlemlerin doğrulanması madencilik olarak adlandırılırken doğrulanan her işlem için ufak miktarda kripto para yaratılıyor, böylece kripto para arzı sağlanıyor.

‘REGÜLASYON TAMAMLANSIN’

Türkiye’deki kripto para borsa temsilcileri de sektöre yönelik regülasyonların bir an önce tamamlanması gerektiğini vurguluyor. Bunlardan biri Bitci Teknoloji CEO’su Onur Altan Tan. Nisan ayı sonunda bazı yerli borsalarla ilgili ortaya çıkan olumsuz gelişmeleri takip ettiklerini dile getiren Tan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İlk günden bu yana altını çize çize regülasyon, sermaye yeterliliği, finansal güç dememizin nedeni işte tüm bu yaşananlar. Sektörde yapılacak kapsamlı bir düzenlemenin Türkiye’deki kripto para piyasasını uzun vadede güçlendireceğine, güvenlik ve sermaye yeterliliği gibi konularda getirilebilecek kriterlerin kullanıcılar için doğru ve güvenli yatırım ortamını sağlayacağına inanıyoruz. Bu kapsamda sektörün önde gelen oyuncularının görüşleri de alınarak hazırlanacak olası düzenlemeleri destekliyoruz.”

4 MİLYON YATIRIMCI

Bu tarz gelişmelerin yatırımcılar açısından bir endişe kaynağı olduğunu da dile getiren Tan, şunları söyledi:

“Ama şunun da altını çizmemiz gerekiyor. Belki ilk günlerde sektörde bir satış baskısı ya da panik havası görülse de bunun kısa süre içerisinde dağıldığını, bu gelişmeyle kripto para yatırımcılarının ellerindeki varlıkları satıp sektörden çıkmaktansa daha güvenilir, finansal gücü daha yüksek borsalara yöneldiğini gözlemledik. Burada da bizim de aralarında olduğumuz 4 - 5 borsanın öne çıktığını söyleyebiliriz. Türkiye’de kripto para yatırımı yapan kişi sayısının 4 milyon olduğu tahmin ediliyor. Türkiye bugün dünyada kripto para ilgisi anlamında ilk 10 ülke arasında. Bu doğrultuda, Türkiye’deki kripto para yatırımcı sayısının yakın gelecekte 7 - 8 milyon seviyesine rahatlıkla ulaşabileceğini düşünüyoruz.”

KAYNAK: MİLLİYET/HANİFE BAŞ