Vakıf Katılım 26 Şubat`ta açılıyor!

Vakıf Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, Vakıf Katılımın ilk etapta merkez şube ve yaklaşık 120 çalışanla açılacağını belirterek, "Yıl sonunda 30 şubeye ve yaklaşık 500 çalışana ulaşmayı hedefliyoruz "dedi.

Vakıf Katılım 26 Şubat`ta açılıyor!

Vakıf Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, Vakıf Katılımın ilk etapta merkez şube ve yaklaşık 120 çalışanla açılacağını belirterek, "Yıl sonunda 30 şubeye ve yaklaşık 500 çalışana ulaşmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda İstanbul, Ankara, Konya, Gaziantep, Bursa, İzmir, Adana, Antalya, Kayseri gibi iller ilk şubelerimizi açacağımız şehirler olacak" dedi.

Türkiye'nin ikinci kamu katılım bankası olan Vakıf Katılım 26 Şubat'ta açılacak. Açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapması beklenilen tören öncesinde, Vakıf Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran ilk kez AA'ya konuştu.

Vakıf Katılımın kuruluş süreci, hedefleri ve sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oran, bir süredir yürüttükleri kurulum çalışmalarında sona geldiklerini ve 15 Şubat 2016 tarihi itibarıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan (BDDK) faaliyet iznini aldıklarını aktararak, yakında hizmet vermeye başlayacaklarını söyledi.

Oran, Kalkınma Bakanlığının 10. Kalkınma Planının öncelikleri arasında yer alan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Programanın 7. Bileşeninin "Katılım Bankacılığı ve Faizsiz Finans Sisteminin" geliştirilmesi olduğunu anımsattı. Katılım bankacılığının geliştirilmesinin ve hedeflenen büyüklüğe ulaşmasının kamu katılım bankaları ile mümkün olacağını ifade eden Oran, "Kamu bankası olmamızın verdiği güven algısı hasebiyle özellikle yurt dışı fonların ülkemize kazandırılması konusunda önemli bir rol üstleneceğimize inanıyoruz" ifadesini kullandı.

Öztürk Oran, bu nedenle Vakıf Katılımın kamu sermayeli bir banka olmasının avantajıyla yasal düzenlemeler için kamu otoritesi ile beraber çalışarak katılım bankacılığının gelişmesine öncülük yapmak üzere kurulduğunu vurguladı.

Ayrıca müşteriler nezdinde katılım bankacılığına karşı olan güvensizlik hissini bertaraf ederek katılım bankacılığı algısını kuvvetlendirmek için kurulduklarını dile getiren Oran, şunları kaydetti:

"Ayrıca faiz hassasiyetleri olan yurt içi ve yurt dışı müşterilere mevcut katılım bankalarından farklı ve daha avantajlı ürünler sunmak suretiyle, bir taraftan finansmana erişimi arttırırken diğer taraftan mevcut zayıf rekabeti geliştirerek ülkemizin gelişmesine daha fazla katkı sağlamak üzere kurulduk. Tüm bunların yanında ecdat yadigarı olan 'Vakıf Medeniyeti' ve 'Vakıf Kültürü' anlayışını benimseyerek; sosyal dengenin temellerinden biri olan vakıfların korunmasına ve gelirlerinin artırılmasına yönelik projelerde yer almak da ana kuruluş felsefelerimiz arasında yer alıyor."

Oran, Vakıf Katılımın ilk etapta merkez şube ve yaklaşık 120 çalışanla açılacağı bilgisini vererek, ancak açılış sonrası hızlı şubeleşme çalışmaları olacağını ve bu paralelde çalışan sayısında benzer şekilde artış görüleceğini belirtti.

Bu yıl sonunda 30 şubeye ve yaklaşık 500 çalışan sayısına ulaşmayı hedeflediklerini aktaran Oran, "İlk aşamada müşteri sayısı ve hedef kitlemizin örtüştüğü noktalarda şubeleşme çalışmaları yapacağız. Bu doğrultuda İstanbul, Ankara, Konya, Gaziantep, Bursa, İzmir, Adana, Antalya, Kayseri gibi iller ilk şubelerimizi açacağımız şehirler olacak. Sonrasında ise şubelerimiz hızla ülke coğrafyasının geneline yayılacak" diye konuştu.

"ÖDENMİŞ SERMAYEMİZ 805 MİLYON TL"

Açılış öncesinde hazırlık aşamasında oldukça yoğun çalışmaların yapıldığı ve meşakkatli bir sürecin yaşandığını anlatan Oran, ancak gerek çalışanların özverisi ve gerekse kamu otoritesinin destekleyici yaklaşımıyla işlerinin oldukça kolaylaştırdığını söyledi.

Oran, bankacılık faaliyetlerini taşıyacak temel bankacılık yazılımının belirlenmesinin en önemli karar aşaması olduğunu belirterek, "Bu konuda risk almayarak mevcutta denenmiş bir yazılımı tercih ettik. Bu karar faaliyet izni sürecinde işimizi çok kolaylaştırdı ve açılışımızı hızlandırdı. Açılış sürecinde Vakıf Katılım isminin katılım bankacılığı camiasında oldukça karşılığı olduğunu gözlemledik. Yetişmiş insan kaynağı istihdamı konusunda diğer katılım bankalarından bankamızda çalışmak için ciddi bir teveccüh oldu. Bu konuda da bir sıkıntı ile karşılaşmadık" dedi.

Bankanın ortaklık yapısı ve sermayesi hakkında da bilgi veren Oran, şunları aktardı:

"Vakıf Katılım Bankası AŞ.; tamamı TC Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü, Bayezid Han-ı Sani (II.Bayezid) Vakfı, Mahmut Han-ı Evvel Bin Mustafa Han (I.Mahmut) Vakfı, Mahmut Han-ı Sani Bin Abdulhamit Han-Evvel (II.Mahmut) Vakfı ve Murat Paşa Bin Abdusselam (Murat Paşa) Vakfı ortaklığı ile kurulmuştur. Vakıf Katılım’ın ödenmiş sermayesi 805 milyon TL olup, bu kaynak tamamen TC Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve adları geçen vakıflara aittir."

"VAKIFBANK SADECE YURT İÇİ MUHABİRLİK VE YURT DIŞI BANKACILIK İLİŞKİLERİNE ARACILIK EDECEK"

Öztürk Oran, Vakıf Katlılım ile VakıfBank arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığına işaret ederek, "İki kurum da faaliyetlerini birbirinden bağımsız yürüten farklı tüzel kişiliklerdir. İsmimizde yer alan Vakıf ifadesi de Vakıflar Genel Müdürlüğünden ve vakıf kültüründen gelmekte" dedi.

Aynı zamanda Vakıflar Genel Müdürlüğünün, VakıfBank’ın yüzde 58 hissesine sahip olduğunu hatırlatan Oran, bunun yanında VakıfBankın kuruluş çalışmalarının ilk aşamasında kendilerine önemli altyapı desteği sağladığını anlattı.

Oran, açılış sonrasında VakıfBankın sadece yurt içi muhabirlik ve yurt dışı bankacılık ilişkilerine aracılık edeceğini ve başka bir ilişkinin olmayacağını vurguladı.

Vakıf kültürünün geçmişinin yüzyıllar öncesine dayanan, adalet ve sosyal paylaşımı barındıran kadim bir sistem olduğunu dile getiren Oran, toplumun sosyal dengesinin sağlanması açısından önemli bir unsur olan vakıflar kültürünün, hüküm sürdüğü ya da temasta bulunduğu tüm coğrafyalarda, gelişmiş ve toplumun gelişimine de katkıda bulunduğuna işaret etti.

Öztürk Oran, katılım bankacılığının da prensipleri ve ilkeleriyle toplumun ekonomik yönden gelişmesine ve adaletli bir şekilde ilerlemesine yardımcı olan bir finansal çözüm modeli olduğuna dikkati çekti.

Bu modelin üretime ve ticarete dayalı bir fonlama yaptığı için ilgili sistem içinde kullanılan fonların ekonominin gelişmesine çok ciddi katkılar sağlayacağını kaydeden Oran, "Vakıf Katılım, Vakıf Kültürü ile katılım bankacılığının bir sentezi olacak. Çalışma felsefemizin temel taşlarından bir olan Vakıf Kültürü ile katılım bankacılığına yeni bir soluk yeni bir yaklaşım getireceğimize inanıyoruz. Faaliyetlerimiz sonucunda elde ettiğimiz karın da bir kısmının vakıf işlerinde kullanılacak olması bizi diğer rakiplerimizden farklılaştıran en önemli unsurlardan biri olacak" diye konuştu.

"3 YIL SONUNDA 100 ŞUBEYE VE YAKLAŞIK 1.200 ÇALIŞAN SAYISINA ULAŞMAYI HEDEFLİYORUZ"

Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, orta ve uzun vadeli hedeflerine değinerek, katılım bankacılığı sisteminin üretimi destekleyen bir ekonomik model olması dolayısıyla, KOBİ segmentinde ağırlıklı çalışmalar yürüteceklerini söyledi.

Bu doğrultuda KOBİ’lere yönelik standart ürünler sunmanın yanı sıra onların ihtiyaçlarına çözüm sunacak yeni ürün ve hizmetler de geliştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Oran, şöyle devam etti:

"Özellikle yatırım ve proje finansmanı konusunda kar-zarar ortaklıkları ve sermaye araçları ihraçları ile etkin bir rol almayı planlıyoruz. Bunun yanında elbette bireysel bankacılık alanında da tüm ürünleri müşterilerimize sunacağız. Katılım bankacılığı sektörü Türkiye'de bireysel kullanıcılara henüz tam ulaşabilmiş değil. Bu alanda yapacağımız çalışmalarla da sektörün eksikliklerini kapatacak çalışmalar yapacağız. Büyüme stratejimizi planlarken hükümetin açıklamış olduğu Orta Vadeli Planını (OVP) dikkatle inceledik. OVP’de teşvik verilmesi öngörülen sektörlerde büyümeyi planlıyoruz. Bu konuda faaliyete başladıktan sonra ilgili kamu kuruluşları ile muhtemel işbirlikleri için görüşmelere başlayacağız. Öncelikle imalat sanayinde üretim yapan ihracatçı firmalar hedef müşteri kitlemiz olacaktır. Bu şekilde ülkemizin daha çok istihdam oluşturarak, daha hızlı büyümesi ve daha çok ihracat yaparak daha düşük cari açık vermesini desteklemeyi öngörüyoruz. Öte yandan teknolojiye yatırım yaparak etkin, müşteri memnuniyetini önceliklendiren fonksiyonel bir şubesiz dağıtım ağı üzerinden bankacılık hizmetlerimizi müşterilerimize ulaştırmayı planlıyoruz."

Öztürk Oran, 3 yıl sonunda 100 şubeye ve yaklaşık bin 200 çalışan sayısına ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.

"2023'TE HEDEFİMİZ KATILIM BANKACILIĞININ LİDERİ OLMAK"

İlk aşamada diğer faizsiz bankaların ürünlerine benzer ürünleri müşterilerine sunacaklarını söyleyen Oran, "Önümüzdeki dönemde ise özellikle sermaye piyasası alanında ve kar-zarar ortaklıkları projelerinde ve KOBİ'lere yönelik yeni ürünlerle müşterilerimize ulaşacağız" dedi.

Oran, katılım bankalarının Türkiye'de 25 yılı aşkın bir süredir faaliyet göstermesine rağmen sektörden alınan pay bakımından halen istenilen seviyede olmadığına dikkati çekti.

Bu doğrultuda gerek sektörün gelişmesi ve gerekse katılım bankalarının sunduğu hizmetlerin yaygınlaşması açısından kamu otoritesinin sektöre giriş yapmaya karar verdiğini belirten Oran, kamunun Vakıf Katılım ile beraber 2 kamu katılım bankasını kurduğunu dile getirdi.

Öztürk Oran, hiç şüphesiz bu adımın sektörün gelişmesi açısından oldukça faydalı olacağına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"İnşallah üçüncü katılım bankası da önümüzdeki dönemde sektöre giriş yapacaktır. Bu aşamada Vakıf Katılım olarak sunduğumuz kaliteli hizmet ve farklılaşan ürün gruplarımızla sektördeki tüm oyunculardan farklılaşmayı amaçlıyoruz.

Çalışmalarımızın temeline oturan Vakıf Kültürü bu noktada farklılaşma bakımından bizim en önemli enstrümanlarımızdan biri olacak. Hedefimiz 2018 yılında katılım bankacılığı sektöründe yüzde 10'luk bir pazar payına ulaşmak, 2023 yılında ise katılım bankacılığının lideri olmaktır. Orta ve uzun vade de halka açılmak gibi bir planımız yoktur."